Mağusa’nın 2 bin 300 yıllık hafızası gün yüzüne çıkıyor
Mağusa’nın 2 bin 300 yıllık geçmişini kayıt altına alarak gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan Mağusa Kent Müzesi Derneği, kentin ilk müzesini ekim ayında açmaya hazırlanıyor.
Gazimağusa Belediyesi iş birliğiyle Akkule yakınındaki 6 numaralı mazgalda, Diocare Burcu’nda oluşturulan ilk sergi alanında çalışmalar son aşamaya geldi.
“Kentin Zaman Çizelgesi” adını taşıyacak açılış sergisi, Venedik Dönemi’nin altı önemli kırılma noktası üzerinden Mağusa surlarının hikâyesini anlatacak. Altı bölümden oluşacak sergi, görsel ve dijital materyallerin yanı sıra çocuklara yönelik animasyonlarla da desteklenecek.
Ziyaretçiler, tarihi mazgalın atmosferinde kentin geçmişine yolculuk yaparken surlara çıkarak Mağusa’yı ve limanı yukarıdan görme fırsatı bulacak. Sergi alanının önünden başlayacak yürüyüş güzergâhları da surların farklı bölümlerine ulaşacak.
Her bağış, kentin geçmişinden bir parça
Yaklaşık 200 gönüllünün katkı sağladığı çalışmalarda Mağusa ve Kıbrıs hakkında 170 kitap toplandı. Derneğe bağışlanan eski fotoğraflar, gazete kupürleri, okul belgeleri, telgraflar ve kişisel arşivler dijitalleştirilerek sınıflandırılıyor.
Arşivde 1930’lu yıllardan kalma bir öğrenci karnesi, 1932 tarihli Mağusa Birlik Spor Kulübü yazışması ve döneme ait bir telgraf da bulunuyor.
En dikkat çekici katkılardan biri ise yurt dışından geldi. Mağusa Limanı’nın 1902’deki genişletme çalışmalarında görev alan bir İngiliz’in kızı, müze projesini duyunca babasına ait tarihi bir fotoğrafı derneğe gönderdi.
Dernek, bağış yoluyla verilen materyallerin her birini yalnızca eski bir eşya veya belge olarak değil, Mağusa’nın hikâyesini tamamlayan tarihsel bir hazine olarak değerlendiriyor.
Kent yalnız kuşatmalarla anlatılmayacak
MAKEMÜD Başkanı Prof. Dr. Uğur Ulaş Dağlı, Mağusa tarihinin çoğunlukla Osmanlı, Venedik ve İngiliz dönemleri gibi siyasi dönemler ve kuşatmalar üzerinden anlatıldığını belirtti.
Kentin gerçek hikâyesinin insanlar, mekânlar, olaylar ve gündelik yaşamla birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Dağlı, kent müzesinin bu çok katmanlı belleği bir araya getireceğini söyledi.
Dağlı, araştırmalarda tarihsel dönemlerden çok kentin yönünü değiştiren kırılma noktalarına odaklandıklarını belirtti. Liman, surlar, voleybol kültürü ve Gazi İlkokulu gibi başlıkların yanında 6 Şubat 2023 depremi de Mağusa tarihinin en acı kırılma noktalarından biri olarak ele alınıyor.
Depremde yaşamını yitiren Şampiyon Melekler’in anısını ve Mağusa’nın güçlü voleybol geleneğini kayıt altına almak amacıyla farklı kuşaklardan 28 kişiyle görüşüldü ve beş bölümlük bir podcast serisi hazırlandı.
“Yolu Mağusa’dan geçen herkese kapımız açık”
Kent müzesi çalışmalarının tamamının gönüllülük esasına dayandığını belirten Dağlı, projeyi bütün kent paydaşlarının ortak eseri hâline getirmek istediklerini söyledi.
Dağlı, “Mağusa’yla gönül bağı kuran, kendisini bu kente ait hisseden ve yolu buradan geçen herkese kapımız açık. Herkesi Mağusa’nın belleğini birlikte oluşturmaya çağırıyoruz” dedi.
Dernek yöneticileri Serap Kanay, Koral Koraltay ve Fetine Bayraktar da müzenin yalnızca geçmişi sergileyen bir alan olmayacağını vurguladı. Projenin kent halkındaki aidiyet ve sahiplenme duygusunu güçlendirmesi, genç kuşaklara ortak bir bellek bırakması ve Mağusa turizmine katkı sağlaması hedefleniyor.
MAKEMÜD, elinde Mağusa’nın tarihine, sosyal yaşamına veya kültürüne ışık tutabilecek fotoğraf, belge, kitap ve eşya bulunan herkesi müzeye katkı yapmaya davet ediyor.